
Yazıyı yazmakta gecikmedim, hayır. Günler öncesinden hazırdı ancak 26/06/2010 gece saat 02:51'de yayınlıyorum. Geçen yıl MJ'in öldüğünü öğrendiğimiz saatte, dakikada...
Bir sene önce gece bir civarlarında annem uyandırdı gece gece. "Başın sağolsun Michael'ın ölmüş." Gece gece uyku sersemiyim tabii, inanılır mı şimdi buna. Periyodik olarak tekrarlanan "MJ öldü!" asparagaslarından biri sandım. Hazır uyanmışken telefona da bakayım dedim, bir sürü mesaj. "MJ ölmüş.", "başın sağolsun Michael öldü.", "kral artık yok." gibisinden mesajlar.
WTF??? Ne oluyoruz lan! O hızla kalkıp haber kanallarına baktım MJ'in hastaneye kaldırılırken çekilen fotoğrafları, öldüğü söylentileri derken o hızla internetten araştırmaya başladım.
O sıralarda komada olduğu doğrulanmış artık ölüm haberinin doğrulanması bekleniyordu. En başta TMZ.com MJ'in öldüğünü yazmıştı, inanmadık. Sonra yavaş yavaş haber kanalları ve siteleri MJ'in öldüğünü duyurdu, inanmadık. Reuters dahil tüm haber ajansları ve bütün prestij sahibi siteler artık öldüğünü söylüyordu, inanmadık. CNN News hastane içindeki tek kanaldı ve artık o da öldüğünü altyazı geçti ancak kendilerinin doğrulamadığını söyledi, yine inanmadık. En son olarak CNN'in kaynakları da olayı doğruladı, inanmadık. Jermaine MJ'in öldüğünü söyledi ona da inanmadık, doktoru bekledik. Doktor da artık söylenenleri doğruladı, inanmak istemedik. Saat sabaha karşı dörtten sonra MJ'in naaşı helikopterle hastaneden götürülmeye başladığında artık kendimizi avutacak bir şeyimiz de kalmamıştı. İnanmak kolay mı Michael Jackson'ın öldüğüne? Ölümsüzdü lan o! Özendiğimiz adamdı, taklidini yapabilmek için aylarca çaba sarf ettiğimiz insandı. Müziğin, dansın, şovun, sahnelerin tanrısıydı...
Bazı insanlara ölümü yakıştıramayız. Güzel kızlarında sıçtığı gerçeği kadar uzak gelir onların ölümü bize. Kemal Sunal, Barış Manço, Adile Naşit ya da en yakınımızdaki anne ve babamız. Hangimiz onların da öleceğini, ölebileceğini düşünürüz ki? Ölümsüz gibi gelirler ama... 'Ama' da takılıyor işte kelimeler...
Halamın ölümünde hiçbir şey hissetmeyen ben sen ölünce ağladım ulan Michael. Ne kadar öküz olduğumu yüzüme bir kez daha vurdun giderayak. Bir insan halasına üzülmez de elin ecnebisine ağlar mı? Bize bıraktıklarınla ilgili şeylerdir belkide. Her konserin öncesinde bahsettiğin sevgi, şarkılarında/şarkılarınla bize aşıladığın sevgi, her konser sonrasındaki sevgi dileklerin, röportajlarında bahsettiğin sevgi, duyarlılık ile ilgili bir şeydir sanırım...
Yukarıda yazdıklarım bizim halkımızın çoğunluğuna göre zaman kaybı. İngiliz tabldot gazetelerinin uydurduğu asparagas haberleri haber yapan boktan kanallarımızın, gazetelerimizin haberlerine inanan koyunlarımız için. Bir insan sübyancı, ırkından utanan, estetik manyağı bir insan için bu kadar mı üzülür? Böyle mi düşünüyorsun sende sayın okurum? Cevabı evet mi? Eğer öyleyse senin beynine sıçayım sayın okur. Her okuduğuna koşulsuz inanan birisi olmalısın. Madem öyle birazdan yazacaklarıma da inanman çok kolay.
Halkın büyük çoğunluğu bilmez MJ'in bugüne kadar en çok bağış yapan sanatçı olduğunu, ten rengini açtırdığı yalanını bildiği kadar.
Halkın büyük çoğunluğu bilmez MJ'in Afrikalı insanlara insani yardım için kurduğu bir vakıf olduğunu, çocuk tacizi yalanlarını bildiği kadar.
Halkın büyük çoğunluğu bilmez MJ'in küresel ısınma, doğanın tahribi konularına karşı çok hassas olduğunu, estetik delisi olduğu yalanı kadar. Vs. vs.
MJ ile ilgili yalan iddialar bitmez. Sakal bıraktığında "sakalı çıkmadığı için göğüs kıllarını yüzüne kaynattı." diyecek kadar uçuk ve bu haberi bütün dünyaya servis edecek kadar deli bir habercilik anlayışı var. Haberin okunması için gerçeklerin değiştirilmesi gerekiyor. Ve habercilik anlayışı her yerde. Özellikle tabldot gazetelerde...
Michael'ın Ten Rengini Açtırdığı Yalanı
Bunun iki hikâyesi var. İlki MJ ırkından utandığı için ten rengini açtırdı. İkincisi Pepsi reklam çekimlerinde başı yandıktan sonra yüzünün rengi açıldı ve MJ sonrasında tüm vücut rengini açtırdı. İkisi de yalan.
Düşünelim. Ten rengini açtırma operasyonu 80'li yıllarda nasıl yapılıyordu? Şöyle yapılıyordu diye anlatmak isterdim lâkin yapılamıyor. 2000'li yıllarda dahi bunun bir yolu yok! Ten rengi açtırma diye, hatta göbek deliğine kadar detaylı bir ten rengi açtırma operasyonu yok. MJ'in zamanla beyazlaşmasının nedeni
Vitiligo'dur ve ‰1 oranında görülür. Michael'da Vitiligo hastalığının görüldüğü resimler için
şuraya bakmanızda fayda var.
Yine Michael'ın çocuk tacizcisi olduğu yalanı ve estetik delisi olduğu yalanı için
şuradaki yazıyı uzun uzun okumanda fayda var. Zira yıllardır MJ hakkındaki yalanları forumlarda, Facebook'ta, Twitter'da tekrar tekrar açıklamaktan bıktım. Birazcık gerçeklerden bahsedelim.
- MJ'in Billie Jean'i ile MTV katı kurallarına rağmen ilk kez siyahi bir sanatçının klibini yayınladığını,
- Kayıt etmeyerek çocuklarına bıraktığı yüzden fazla şarkısı olduğunu,
- Dünyanın en çok fotoğrafı çekilen insanı olduğunu,
- Tüm dünyada 100'ü aşkın çeşitli rekor kırdığını,
- 800 milyondan fazla satışla dünyanın en çok albüm satan sanatçısı ünvanına sahip olduğunu,
- Video kliplerini kısa film şeklinde çekerek bu alanda da müzik dünyasını değiştirdiğini,
- 50 yardım kuruluşunun kurulmasına önayak olduğunu, Heal the World Vakfı'nı kendisi kurduğunu ve bireysel olarak yaptığı 400 milyon $'dan fazla bağış ile en hayırsever sanatçı olduğunu biliyor muydunuz? (Böyle biliyor muydunuz? diye biten seri yapmaya çok özenirdim, şimdi yaptım aha.)
Bak bir saatte nasıl bütün o yalanlar açıklanabiliyormuş. Ayrıca
MJ Talks to Oprah ve LwMJ belgesellerini de öneririm.
Bu gece yarısı/sabaha karşı anma törenleri olacak. Fotoğraflar için
şurayı ziyaret edebilirsiniz.
R.I.P. MJ